Türkiye evcil hayvan maması pazarı (pet food) üretimde ve ihracatta her geçen yıl istikrarlı büyüme ivmesi ile küresel yatırımcıların ilgisini çekiyor. Sektörde yerli ve yabancı ortaklı üretim projeleri hız kazandı. Halihazırda Türkiye’de bulunan yabancı markalar ise kapasite artışı ve yeni üretim tesisleri kuruyorlar. Geçen yıl uluslararası bir marka 98 milyon İsviçre frangı tutarında yatırım yapmıştı.
Yabancıların sektöre ilgisinin yatırıma dönüştüğünü kaydeden Kedi ve Köpek Maması Üreticileri Birliği Derneği (PETBİR) Başkanı Meltem Akın, Belçikalı United Petfood’un 2023 yılında Lider Petfood’un belli oranını, 2026 Mart ayında Lider Petfood ve United Petfood’un birlikte Kırklareli’ndeki Maya Pet Food’un kuru mama tesisini satın aldığını söyledi. United Petfood’un Türkiye yatırımını kendi uluslararası üretim ağı içinde gösterdiğini belirten Akın, “Bir diğer önemli ortaklık ise Çağatay Pet Food’a yapılan yatırımla gerçekleştirildi. Uluslararası Finans Kurumu’nun (IFC), Eylül 2025’te şirkete öz sermaye yatırımı yaptı. Yeni tesis yatırımıyla firmanın üretim kapasitesinin üç katına çıkarılması, binin üzerinde doğrudan ve dolaylı istihdam sağlanması hedefleniyor. Dolayısıyla Türkiye pet food sektörü uluslararası yatırımcı açısından artık yalnızca büyüyen bir tüketim pazarı değil, satın alma, ortaklık ve bölgesel üretim yatırımı yapılabilecek bir sanayi platformu olarak görülüyor. Gerçekleşmiş United Petfood ve özel sermaye yatırımları, önümüzdeki dönemde yeni stratejik ortaklık ve satın almaların gelme ihtimalini ciddi biçimde yükseltiyor” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 yılı verilerine göre Türkiye’de 106 onaylı kedi-köpek maması üretim işletmesi/tesisi bulunduğunu bildiren Akın, pet food pazarının büyüklüğünün 2025’te 317,4 milyon dolara yükseldiğini bildirdi. Türkiye’nin artık yalnızca iç pazar açısından değil, ciddi bir üretim ve ihracat ülkesi olarak da öne çıktığını aktaran Akın, “2025’te Türkiye, 112 ülkeye 103 bin ton kedi-köpek maması ihraç ederek 150 milyon dolar ihracat geliri elde etti. 2024’te bu rakam yaklaşık 130 milyon dolardı. 2014– 2025 arasında ihracat değeri yaklaşık 33 kat yükseldi. Başka bir ifadeyle kabaca yıllık bileşik yüzde 37–38 civarında bir büyüme gösterdi. Küresel evcil hayvan maması pazarı ise 2025’te 129 milyar dolar büyüklüğe dayandı. 2026– 2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,1 büyüme göstermesi bekleniyor” diye konuştu.
Türkiye’nin Malezya, Irak, Yunanistan, Suudi Arabistan, Bulgaristan ve İngiltere gibi çok farklı coğrafyalara aynı üretim üssünden erişebilmesinin önemli bir avantaj sağladığını belirten Akın, özellikle helal sertifikalı üretimin Malezya, Endonezya, Körfez ve diğer Müslüman pazarlarda Türkiye’ye ilave bir rekabet avantajı yarattığını söyledi. Akın, Türkiye’nin 2025 yılı ihracatında Malezya’nın ilk sırada bulunmasının bu potansiyelin somut göstergesi olduğunu vurguladı.
Evcil hayvan sektörünün dünya genelinde çok güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Anadolu Pet Genel Müdürü Eren Üçüncü, güncel araştırmalara göre 2025 yılı itibarıyla küresel pet sektörünün toplam büyüklüğünün yaklaşık 250 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Bu ekosistemin en büyük payının ise evcil hayvan beslenmesinin oluşturduğunu ifade eden Üçüncü, “İnsanların evcil hayvanlarını artık ailelerinin bir parçası olarak görüyorlar. 2025 yılı itibarıyla Türkiye pet pazarı yaklaşık 70 milyar TL büyüklüğe ulaşmış durumda. Bu ekosistem yalnızca mama pazarından ibaret değil; sağlık ürünleri, aksesuarlar, oyuncaklar, bakım hizmetleri ve veterinerlik hizmetleri gibi birçok farklı alanı kapsıyor. Bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 70 ciro büyümesi kaydedilmesi, sektörün büyüme hızını ortaya koyuyor” dedi.
Eren Üçüncü, Türkiye’nin henüz Avrupa’nın en büyük evcil hayvan maması üreticileri arasında yer almasa da sahip olduğu üretim altyapısı, stratejik coğrafi konumu ve sanayi tecrübesi sayesinde bölgesel bir üretim merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarlarına kısa sürede ulaşabilen lojistik avantajının bulunduğuna vurgu yapan Üçüncü, “Bunun yanında nitelikli üretim kapasitesi, gelişen Ar-Ge altyapısı, uluslararası kalite standartlarına uygun üretim kabiliyeti ve rekabetçi maliyet yapısı Türkiye’yi öne çıkarıyor. Biz de bu potansiyele inanarak üretim kapasitemizi yıllık 15 bin tondan 50 bin tona çıkardık. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yalnızca iç pazarda büyüyen bir ülke değil, aynı zamanda bölgesel bir üretim ve ihracat üssü haline geleceğine inanıyoruz. Bu dönüşümde kaliteli üretim yapan, Ar-Ge’ye yatırım yapan ve uluslararası standartlarda faaliyet gösteren şirketlerin önemli rol üstleneceğini düşünüyoruz” dedi.
Evcil hayvan maması sektörünün büyümenin arkasında yalnızca evcil hayvan sahipliğinin artmasının değil, tüketici davranışındaki köklü değişimlerin bulunduğunu ifade eden Eren Üçüncü, tüketicilerin kendi beslenmelerinde gösterdikleri özeni besledikleri evcil hayvanların mamalarında da aradığını iletti. Protein kalitesi, fonksiyonel içerikler, doğal hammaddeler, üretim standartları ve ürünlerin izlenebilirliğinin artık mama satın alma kararlarında belirleyici hale geldiğine vurgu yapan Üçüncü, “Yaşam evresine, ırka ve özel sağlık ihtiyaçlarına uygun ürünlere yönelik talep hızla artıyor. Bu nedenle süper premium, premium ve terapötik beslenme segmentleri sektörün en hızlı büyüyen alanları arasında yer alıyor” açıklamasında bulundu.
GÜNDEM
18 Ağustos 2026SPOR
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026SPOR
18 Ağustos 2026SPOR
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026