Seray Şahinler – Sanat tarihinin en renkli, en özel ailelerinden biri Şakir Paşa ailesi… Herhalde çekirdekten bu kadar çok sanatçı çıkaran başka bir aile yoktur. O sanatçılar ki sanatın öncüsü, edebiyatın ekolü olmuş biricik isimler: Fahrelnisa Zeid, Füreya Koral, Aliye Berger ve Cevat Şakir Kabaağaçlı, Nejad Devrim, Şirin Devrim… Son günlerde ailenin bir televizyon dizisine konu olması gözleri yeniden Şakir Paşa eşrafına çevirdi.
Haberin Devamıclass=’medyanet-inline-adv’>
Şakir Paşa ailesini büyüten, çoğaltan, hayatla ve sanatla tanıştıran ise yaşadıkları o meşhur köşk. Büyükada’da yer alan köşkün mazisini aydınlatan bir sergi var Adalar Müzesi’nde. Hem de çekimlerin yapıldığı konağın birkaç yüz metre ötesinde. Adalar Müzesi tarafından, Adil Bali küratörlüğünde gerçekleşen “Öncesi ve Sonrasıyla Büyükada Şakir Paşa Köşkü” sergisi, ailenin 1900’de kapısından girdiği ilk günden 1975’teki vedaya uzanan sürecine odaklanıyor.
Köşkün içine tanık olun
Müzenin kurucularından Halim Bulutoğlu’nun verdiği bilgeye göre, 1870’lerden itibaren adada var olan ve Rum bir aile tarafından yaptırılan köşk Rosolato adıyla biliniyordu. 1900’de Şakir Paşa tarafından satın alınmış ve aile buraya yerleşmiş; Füreya Koral bu köşkte doğmuş, paşanın kızları Fahrelnisa, Hakiye, Ayşe çok küçük yaşlarda köşkle tanışmış; Cevat Şakir burada okula başlamış. Cevat’ın babasıyla şiddetli kavgaları, Zeid’in resme; Aliye’nin renklere ilgisi bu köşkte filizlenmiş. Yani aslında ailenin hikâyesi köşkün varlığıyla doğrudan birbirine bağlı. Sergi de işte bu bağı ortaya koyuyor.
Haberin Devamıclass=’medyanet-inline-adv’>
Sergide köşkün içini ilk kez bütünüyle görebileceğimiz çok değerli fotoğraflar ve eşyalar var. Arşivin büyük bölümü, Şakir Paşa’nın gözbebeği olan kızı Ayşe Hanım’ın torunlarının çocuklarından alınmış. Hepsi çok özel anları ve anıları aktarıyor. Köşkün bahçesinden bilinen tek fotoğraf, Füreya’nın ilk evliliğini yaptığı Selahaddin Karacabey ile düğün fotoğrafı, Şirin Devrim’in Füreya’ya eşlik edişi, ailenin yılbaşı akşamı buluşması, 1901’de Şakir Paşa ve İsmet Hanım’ın yerel kıyafetlerle verdiği pozlar, Hakiye’nin Cevat Şakir ve Ayşe ile eğlenceli anları, yine Hakiye, Agnese ve Ayşe’nin bütün şıklığıyla kamera karşısına geçtiği o anlar sergide anılar ve tanıklıklarla yer bulmuş. Ailenin bir ağaç altında oturup sohbet ettiği anlar, Asım Kabaağaç’ın pek bilinmeyen fotoğrafı da sergiyi duygusal kılıyor.
Bulutoğlu, “Ailedeki herkes için köşk farklı şeyler ifade ediyor. Şirin Devrim için Füreya, Fahrelnisa için ayrı. Tabii Cevat Şakir için bambaşka bir cehennem burası. Burada büyümüşler, burada dünyayı tanımışlar. O açıdan burası Şakir Paşa ailesinin fertlerine kan vermiş, can vermiş ve kişiliklerini şekillendirmiş denebilir” ifadesini kullanıyor.
Haberin Devamıclass=’medyanet-inline-adv’>
Şakir Paşa ailesinin ve köşkün serüveni ne sayfalara ne kitaplara sığar fakat hikâyenin bir parçası olmak isteyenler için “Öncesi ve Sonrasıyla Büyükada Şakir Paşa Köşkü” sergisi temmuz sonuna kadar ziyarete açık olacak.
Bahçesi lunapark oldu
Sergideki fotoğraflarda köşkün odalarını da ilk kez bu kadar net görüyoruz. Köşkün salonu, misafir odaları, yemek sofraları ve yatak odalarını bütünüyle görmek mümkün. Fotoğraflar Şakir Paşa ailesinin estetiğini, bir aradalığını, yer yer hüznünü yansıtıyor. 1960’ta ise ilginç bir dönüm noktası oluyor ve köşkün dört dönümlük bahçesi kiralanarak adalıların çocuklarıyla gelip eğlendiği bir lunaparka dönüşüyor. O parkı tasvir eden Ragıp Özcan imzalı tablo da sergide. Serginin küratörü Adil Bali’nin çocukluğu ise bütün hikâyeden habersiz olarak bu bahçede geçmiş.
Haberin Devamıclass=’medyanet-inline-adv’>
Paşanın mührü, Zeid’in çatal-bıçak takımı
Köşkten kalan parçaların bir bölümü müzayede sonrası eskiciye düşmüş. Şakir Paşa ailesinin torunları da alabildiği kadarını eskiciden geri almış. Köşkte kullanılan şekerlikler, Şakir Paşa’nın ağabeyi Cevad Paşa’nın mührü, Fahrelnisa Zeid’in gümüş çatal-bıçak takımı da sergide görülebilir.
Kapıları bile satılmış
Şakir Paşa’nın 1914’te oğlu Cevat’ın silahından çıkan kurşunla vurulmasıyla birlikte köşke de kara bulutlar çöküyor. Fakat aile köşkle bağını hiç koparmıyor. Zamanla boy gösteren maddi sıkıntılar ve miras meselesi satışı gündeme getirse de İsmet Hanım’ın direnciyle köşk ailede kalıyor; ta ki İsmet Hanım vefat edene kadar. 1900’de başlayan hikâye, 1960’tan itibaren kiralama sürecine giriyor, 1975’te ailenin köşkten ayrılmasıyla son buluyor.
Halim Bulutuoğlu paylaştığına göre aileden kalan çok az parça var. Maddi sıkıntılar nedeniyle köşkteki neredeyse her şey müzayedeye çıkıyor. 1950’lerde Portakal müzayede evi tarafından yapılan müzayedede eve dair ne varsa büyük bölümüyle satılıyor. İşlemeli kapılar ve ahşap döşemeler dahil köşkün her şeyi gidiyor. 1978’de ise köşk yangına teslim oluyor.
Haber Kaynak : MILLIYET.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
GÜNDEM
17 Şubat 2026SPOR
17 Şubat 2026GÜNDEM
17 Şubat 2026SPOR
17 Şubat 2026SPOR
17 Şubat 2026GÜNDEM
17 Şubat 2026GÜNDEM
17 Şubat 2026
1
Doğru emzirme yöntemleri nelerdir, sütün yettiği nasıl anlaşılır?
2158 kez okundu
2
Taylor Swift yeni albüm planları için düğmeye bastığını sosyal medyadan duyurdu!
1722 kez okundu
3
Bu kış kombinlere doyacağınız onlarca model ve onlarca detay.
1635 kez okundu
4
Annelik duygusunun ortak tanımı diyebileceğimiz 10 başlık.
1613 kez okundu
5
Takı ve makyaj uyumuna trend örnekleri sizler için derledik.
1593 kez okundu